24.03.2019, Pazar

dukak

Hamdullah Müstevfî’nin ‘İslâmî dönemde devlet kuranların her birinin birkaç kusuru vardır; fakat Selçuklular bu kusurlardan arınmıştır’ diye yazdığı ve “temiz dinli, iyi inançlı, hayır sahibi, adil ve halka iyi davranan” kişiler olduklarını özellikle vurguladığı Selçuklular, bugünkü Türkmenistan, İran, Azerbaycan, Irak, Suriye, Anadolu ve Balkanları Türkleştiren Oğuz Türklerine mensuptular. Oğuzlar, X. yüzyılda ‘Yabgu’ dedikleri liderlerinin idaresi altında ve 24 boy halinde yaşamaktaydılar. Varlıklarını Hazar Denizinin doğusu ile Aral Gölü arasında ve Aral Gölü’nün kuzeyinden Seyhun Nehri’nin orta yataklarına uzanan bölgede bir çeşit boylar federasyonu halinde sürdürüyorlardı ve devletlerinin adı ‘Oğuz Yabgu Devleti’ idi. XI. yüzyılda bütün Ortadoğu’yu hâkimiyeti altına alacak olan Selçuklu hanedanına adını veren Selçuk Bey, 24 boydan oluşan bu Oğuzların Üçok Kolu’nun ‘Kınık’ boyuna mensuptu.

Geleneksel rivayetler, Selçuklu hanedanının eski Türklerin hakan sülalesi Efrasiyab (Oğuz Han) neslinden olduğunu söylese de, Selçuk Bey’in babası Dukak’tan öteye ceddi hakkında bilgi yoktur. Yine eski Türk devletlerinde yüksek görevlilerin kullandığı unvanlar arasında Dukak Bey’in kullandığı “Temür Yalığ (Demir Yaylı) unvanının görülmemesi, bu unvanı kuvvetinden dolayı taşıdığı bildirilen Dukak’ın boy beyliğinden öte bir siyasî gücünün olmadığını göstermektedir. 

Oğuz Yabguluğunda sübaşı/ordu komutanı olarak görev yapan Dukak’ın vefatından sonra bu makama henüz yirmi yaşında bile olmayan oğlu Selçuk getirilmişti